Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun BM En Az Gelişmiş Ülkeler Toplantısı (EAGÜ) Açılış Oturumunda Yaptığı Konuşma

Antalya, 27 Mayıs 2016

 

Sayın Heyet Başkanları, 

Değerli Misafirler, 

Memleketim Antalya’ya hoş geldiniz. 

Hafta başında, tarihteki ilk Dünya İnsani Zirvesi’ni İstanbul’da düzenledik. Küresel insani sistemin karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm aradık. 

Bu kez, başka bir önemli toplantıya ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyoruz. 

2011’de BM En Az Gelişmiş Ülkeler Dördüncü Konferansı, İstanbul’da düzenlenmişti. 

Burada, En Az Gelişmiş Ülkelerin 10 yıllık kalkınma stratejilerini belirleyen “İstanbul Eylem Programı” kabul edilmişti. 

Önümüzdeki üç gün boyunca, İstanbul Eylem Programı’nın uygulanmasında hangi aşamada bulunduğumuzu değerlendireceğiz. 

Bu toplantıdaki temel hedeflerimiz; 

İstanbul Eylem Programının uygulanmasında varılan noktayı değerlendirmek; tecrübelerimizi paylaşmak; ortaya çıkan ihtiyaç ve zorlukları tespit etmek; yeni ortaklıklar geliştirmek ve uygulama sürecinin etkin şekilde izlenmesini sağlamaktır. 

Değerli Misafirler, 

En Az Gelişmiş Ülkelerin sorunlarına çare aramak, insani bir yükümlülüktür. 

Yoksulluk ve işsizlik gibi sorunları yenerek, terörizm ve aşırıcılığı besleyen koşulları da ortadan kaldırmış olacağız. 

En Az Gelişmiş Ülkeler, 900 milyonu bulan nüfuslarıyla, küresel ekonomik büyümenin itici güçlerinden biri haline gelebilirler. 

Bu doğrultuda, üzerinde durulması gereken yedi önemli husus bulunuyor. 

Birincisi, üretkenliğin arttırılması ihtiyacıdır. 

En Az Gelişmiş Ülkelerin altyapılarını ve idari kapasitelerini geliştirebilmek için, mali ve teknik desteğimizi arttırmalıyız. 

İkinci husus, sürdürülebilir kalkınmanın finansmanı meselesidir. 

En Az Gelişmiş Ülkeler için, Resmi Kalkınma Yardımları en önemli dış mali kaynak olmayı sürdürüyor. Ancak, son yıllarda bu yardımlarında düşüş gözleniyor. Bu, endişe verici bir eğilimdir. 

Donör ülkelerin, Milli Gelirlerinin binde 7’si oranında Resmi Kalkınma Yardımı yapmaları ve bu rakamın da binde 15 ila 20’sinin En Az Gelişmiş Ülkelere tahsis edilmesi yönündeki küresel taahhüt mutlaka uygulanmalıdır. 

Atmamız gereken üçüncü adım, ticaret ve yatırımların istihdama, kapsayıcı büyümeye ve refaha olan katkısını güçlendirmektir. 

Bu noktada, En Az Gelişmiş Ülkelerin küresel ticaretteki payını arttırmak ve küresel ihracattaki paylarını 2020 itibariyle iki katına çıkartmayı hedeflemeliyiz. 

Dördüncü nokta, En Az Gelişmiş Ülkelerin altyapı eksikliğinin giderilmesidir. 

Beşinci önemli husus, açlık ve yoksulluğu sona erdirmektir. 

Bugün, En Az Gelişmiş Ülkelerde yaşayan nüfusun yaklaşık beşte biri, toplam 210 milyon insan, yeterli düzeyde gıdaya erişemiyor. 

Bu ülkelerdeki tarım sektörünün geliştirilmesi, sürdürülebilir kalkınma için de büyük önem taşıyor. 

Altıncı husus, bilim ve teknoloji kapasitesinin geliştirilmesidir. 

Bu ülkelerin üretkenlik kapasitelerini arttırmalı ve yapısal dönüşümlerini hızlandırmalıyız. 

Son olarak, insani ve sosyal gelişimin, sürdürülebilir kalkınma için vazgeçilmez olduğunu unutmamalıyız. 

Eğitim yoluyla insana yapılacak olan yatırım, istihdamın ve güçlü büyümenin kapısını açacaktır. 

Değerli misafirler, 

Türkiye, üzerine düşeni yapmaya kararlıdır. 

Resmi Kalkınma Yardımlarımız, 2010 yılında 1 milyar Dolar civarındaydı. 2015’te 3,9 milyar Dolara ulaştı. 
Bu rakam, milli gelirimizin binde 54’üne karşılık geliyor. 

2011 yılında, En Az Gelişmiş Ülkelere yönelik “Ekonomik ve Teknik işbirliği Paketi”ni açıklamış ve En Az Gelişmiş Ülkelere yılda 200 milyon ABD Doları tutarında katkı sağlamayı taahhüt etmiştik. 

Verdiğimiz taahhüdün de üzerine çıkarak, senede ortalama 300 milyon Dolar katkı yaptık. 

Diğer taraftan, acil insani yardımlarımızı, uzun vadeli kalkınma yardımları ve kapasite inşası faaliyetleriyle tamamlıyoruz. 

G-20 Dönem Başkanlığımız sırasında da, kalkınma konusunu G-20 gündeminin merkezine yerleştirmiştik. Özellikle kapsayıcılık ilkesine vurgu yapmıştık. 

Enerji konusunda, Afrika’ya odaklanan bir eylem planı hazırlamıştık. En Az Gelişmiş Ülkelerin sorunlarını, G-20 gündemine taşımaya devam edeceğiz. 

Gebze’de ev sahipliği yapacağımız Teknoloji Bankası, En Az Gelişmiş Ülkelerin bilim ve teknoloji kapasitelerine çok önemli katkılar sağlayacak. 

Değerli misafirler, 

2011’den bu yana önemli ilerlemeler sağladık. Ancak daha yapacak çok işimiz var. 

Bu toplantı sonucunda kabul edeceğimiz Siyasi Bildirge, En Az Gelişmiş Ülkelerin sorunlarının çözümünde önemli bir rol oynayacak. 

Eğer birlikte çalışırsak, daha zengin ve daha adil bir dünya oluşturabiliriz. Bunu başaramazsak, hepimiz kaybederiz. 

Hepinize katılımınız ve değerli katkılarınız için teşekkür ederim.

 

Midterm Review of the Istanbul Programme of Action  |   © 2016 - Ministry of Foreign Affairs of the Republic of Turkey